TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
Kanun Numarası : 2709
Kabul Tarihi : 18/10/1982
Yayımlandığı R.Gazete:
Tarih : 9/11/1982
Sayı :17863 (Mükerrer)
Yayımlandığı
Düstur : Tertip : 5 Cilt : 22 Sayfa: 3
B A Ş L A N G I Ç
Türk
Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez
bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz
önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun
inkılap ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya
milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye
Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş
medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet
iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait
olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve
kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla
belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler
ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip,
belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı
medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve
kanunlarda bulunduğu;
Hiçbir
faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle
bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk
milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma
göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet
işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel
hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli
kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve
manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının
milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı
hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü
tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı,
karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde,
huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR,
İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak
sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere.
TÜRK
MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet
sevgisine emanet ve tevdi olunur.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I.
Devletin şekli
Madde 1 – Türkiye Devleti bir
Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2 – Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan
haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel
ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmi
dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti
Madde 3 – Türkiye Devleti,
ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı,
şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli
marşı "İstiklal Marşı"dır.
Başkenti
Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
Madde 4 – Anayasanın 1 inci
maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci
maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri
değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5 – Devletin temel amaç
ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin
bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun
refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan
siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi
varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
Madde 6 – Egemenlik, kayıtsız
şartsız Milletindir.
Türk
Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları
eliyle kullanır.
Egemenliğin
kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.
Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi
kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
Madde 7 – Yasama yetkisi Türk
Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII.
Yürütme yetkisi ve görevi
Madde 8 – Yürütme yetkisi ve
görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara
uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
IX.
Yargı yetkisi
Madde 9 – Yargı yetkisi, Türk
Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
Madde 10 – Herkes, dil, ırk,
renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri
sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir
kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet
organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine
uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve
üstünlüğü
Madde 11 – Anayasa hükümleri,
yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve
kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar
Anayasaya aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I.
Temel hak ve hürriyetlerin niteliği
Madde 12 – Herkes, kişiliğine
bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel
hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve
sorumluluklarını da ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
Madde
13 – (Değişik:
3/10/2001-4709/2 md.)
Temel hak ve hürriyetler, özlerine
dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere
bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın
sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine
ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
III.
Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
Madde 14 – (Değişik:
3/10/2001-4709/3 md.)
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına
dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler
biçiminde kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve
hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde
sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde
yorumlanamaz.
Bu
hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler,
kanunla düzenlenir.
IV.
Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması
Madde 15 – Savaş,
seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan
doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel
hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya
bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci
fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana
gelen ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına,
maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce
ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve
cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse
suçlu sayılamaz.
V. Yabancıların durumu
Madde 16 – Temel hak ve
hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla
sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi
varlığı
Madde 17 – Herkes, yaşama,
maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi
zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne
dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye
işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya
veya muameleye tabi tutulamaz.
Mahkemelerce
verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ile meşru müdafaa hali,
yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya
hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması,
sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin
uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu
durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
II. Zorla çalıştırma yasağı
Madde 18 – Hiç kimse zorla
çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil
ve şartları kanunda düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri
içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler;
ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi
niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III.
Kişi hürriyeti ve güvenliği
Madde 19 – Herkes, kişi
hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.
Şekil
ve şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce
verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine
getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün
gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim
altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın
yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası,
uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir
kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen
esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı
şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut
geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri
dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu
hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin
yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi
tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla
tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun
gösterir.
Yakalanan
veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki
iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak
derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
(Değişik birinci cümle:
3/10/2001-4709/4 md.Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için
gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne
çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın
hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve
savaş hallerinde uzatılabilir.
(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Kişinin
yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.
Tutuklanan
kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma
sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma
ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine
getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her
ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında
karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest
bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına
sahiptir.
(Değişik:
3/10/2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin
uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe
ödenir.
IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması
A.
Özel hayatın gizliliği
Madde 20 – Herkes, özel
hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel
hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Üçüncü cümle mülga: 3/10/2001-4709/5 md.)
(Değişik:
3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak,
usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin
yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve
bunlara el konulamaz. Yetkili merciin
kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını
el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma
kendiliğinden kalkar.
B. Konut dokunulmazlığı
Madde 21 – (Değişik:
3/10/2001-4709/6 md.)
Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel
ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim
kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin
konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili
merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el
koyma kendiliğinden kalkar.
C.Haberleşme
hürriyeti
Madde 22 – (Değişik:
3/10/2001-4709/7 md.)
Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına
bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere
bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış
merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine
dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin
onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde,
karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve
kuruluşları kanunda belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti
Madde 23 – Herkes, yerleşme
ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme
hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak,
sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat
hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla
kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın
yurt dışına çıkma hürriyeti, (...)
vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle
sınırlanabilir.
Vatandaş
sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
VI.
Din ve vicdan hürriyeti
Madde 24 – Herkes, vicdan,
dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14
üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler
serbesttir.
Kimse,
ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve
suçlanamaz.
Din
ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din
kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu
dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak,
kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.
Kimse,
Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa,
din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuzsağlama
amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince
kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
VII.
Düşünce ve kanaat hürriyeti
Madde 25 – Herkes, düşünce ve
kanaat hürriyetine sahiptir.
Her
ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyeti
Madde 26 – Herkes,
düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya
toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların
müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak yada vermek serbestliğinide
kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan
yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu
hürriyetlerin kullanılması, (Ek ibare:
3/10/2001-4709/9 md.) millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği,
Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların
cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin
açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının
yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin
gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
(Mülga: 3/10/2001-4709/9 md.)
Haber
ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler,
bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
(Ek:
3/10/2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat hürriyeti
Madde 27 – Herkes,
bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda
her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma
hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin
değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Bu
madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla
düzenlenmesine engel değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili hükümler
A. Basın hürriyeti
Madde 28 – Basın
hürdür,sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma
şartına bağlanamaz.
Devlet,
basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın
hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri
uygulanır.
Devletin
iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden
veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya
Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı,
yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu
suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım
hakim kararıyle; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça
yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu
kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu
kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı
hükümsüz sayılır.
Yargılama
görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek
sınırlar içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar
hakkında yayım yasağı konamaz.
Süreli
veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya
kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyle; Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel
ahlakın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir.
Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde
yetkili hakime bildirir; hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde
onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Süreli
veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve
müsaderesinde genel hükümler uygulanır.
Türkiye'de
yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,
Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka aykırı
yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir.
Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın
yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplatılır.
B.
Süreli ve süresiz yayın hakkı
Madde 29 – Süreli veya
süresiz yayın önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Süreli
yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda
belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna
aykırılığının tesbiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için
mahkemeye başvurur.
Süreli
yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği
ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin
serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali
ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli
yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkanlarından eşitlik
esasına göre yararlanır.
C. Basın araçlarının korunması
Madde 30 – Kanuna uygun
şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri, Devletin ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve milli güvenlik
aleyhine işlenmiş bir suçtan mahkum olma hali hariç, suç aleti olduğu
gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez ve işletilmekten alıkonulamaz.
D. Kamu tüzel kişilerinin elindeki basın
dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkı
Madde 31 – Kişiler ve siyasi
partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım
araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri
kanunla düzenlenir.
(Değişik:
3/10/2001-4709/11 md.) – Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlâk ve
sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını,
düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici
kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap hakkı
Madde 32 – Düzeltme ve cevap
hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle
ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla
düzenlenir.
Düzeltme
ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından
ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar
verilir.
XI. Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek kurma hürriyeti
Madde
33 – (Değişik: 3/10/2001-4709/12 md.)
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da
üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte
üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk
ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim
kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci,
derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört
saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve
kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet
memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili
olarak da uygulanır.
B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkı
Madde 34 – (Değişik:
3/10/2001-4709/13 md.)
Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız
toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı
ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak
ve özgürlüklerinin korunması amacıyla
ve kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
XII. Mülkiyet hakkı
Madde 35 – Herkes, mülkiyet
ve miras haklarına sahiptir.
Bu
haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının
kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
XIII.
Hakların korunması ile ilgili hükümler
A. Hak arama
hürriyeti
Madde 36 – Herkes, meşru
vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya
davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir
mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanuni hakim güvencesi
Madde 37 – Hiç kimse kanunen
tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir
kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu
doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar
Madde 38 – Kimse, işlendiği
zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı
cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan
cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve
ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra
uygulanır.
Ceza
ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu
hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç
kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda
bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza
sorumluluğu şahsidir.
(Ek:3/10/2001-4709/15
md) Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm
cezası verilemez.
(Ek:3/10/2001-4709/15
md) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak
kabul edilemez.
(Ek:3/10/2001-4709/15 md) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden
doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden
alıkonulamaz.
Genel
müsadere cezası verilemez.
İdare,
kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz.
Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar
getirilebilir.
Vatandaş,
suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez.
XIV. İspat hakkı
Madde 39 – Kamu görev ve
hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili
olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın
doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin
kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu
yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin korunması
Madde 40 – Anayasa ile
tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama
geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
(Ek:
3/10/2001 – 4709 / 16 md) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi
kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin,
resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da,
kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye
rücu hakkı saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SOSYAL VE
EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Ailenin korunması
Madde 41 – Aile, Türk
toplumunun temelidir ve eşler arasında
eşitliğe dayanır.
Devlet,
ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile
planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır,
teşkilatı kurar.
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve
ödevi
Madde 42 – Kimse, eğitim ve
öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim
hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir.
Eğitim
ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve
eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu
esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim
ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim
kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında
parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli
okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye
uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet,
maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri
amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları
sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri
alır.
Eğitim
ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile
ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun
engellenemez.
Türkçeden
başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana
dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında
okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların
tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri
saklıdır.
III.
Kamu yararı
A.
Kıyılardan yararlanma
Madde 43 – Kıyılar, Devletin
hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz,
göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil
şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla
sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu
yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
B. Toprak mülkiyeti
Madde 44 – Devlet, toprağın
verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini
önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan
köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla,
değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tesbit
edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin
düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin
azalması sonucunu doğuramaz.
Bu
amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına
devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından
işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri
alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim
dallarında çalışanların korunması
Madde 45 – Devlet, tarım
arazileri ile çayır ve mer'aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini
önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal
üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç
ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet,
bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin
üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
D.
Kamulaştırma
Madde
46 – (Değişik:3/10/2001-4709/18 md)
Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu
yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla,
özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla
gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî
irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme
bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun
uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve
turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla
gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme
süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı
doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin
ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen
taksitlendirme-lerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma
bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.
E. E. Devletleştirme ve Özelleştirme
Madde 47 – Kamu hizmeti
niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde
devletleştirilebilir.
Devletleştirme
gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve
usulleri kanunla düzenlenir.
(Ek:13/8/1999-4446/1 md.) Devletin,
kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde
bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller
kanunla gösterilir.
(Ek:13/8/1999-4446/1 md.) Devlet, kamu
iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım
ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya
tüzelkişilere yaptırabileceği veya devredebileceği kanunla belirlenir.
IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti
Madde 48 – Herkes,dilediği
alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak
serbesttir.
Devlet,
özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun
yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri
alır.
V.
Çalışma ile ilgili hükümler
A.
Çalışma hakkı ve ödevi
Madde 49 – Çalışma, herkesin
hakkı ve ödevidir.
(Değişik: 3/10/2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat
seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve
işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik
bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.
(Mülga:
3/10/2001-4709/19 md.)
B. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı
Madde 50 – Kimse, yaşına,
cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile
bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak
korunurlar.
Dinlenmek,
çalışanların hakkıdır.
Ücretli
hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla
düzenlenir.
C. Sendika kurma hakkı
Madde 51 – (Değişik:
3/10/2001-4709/20 md.)
Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin
çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve
geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma,
bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir.
Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik,
kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Aynı zamanda ve aynı işkolunda birden fazla
sendikaya üye olunamaz.
İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin
bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin
niteliğine uygun olarak kanunla
düzenlenir.
Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve
işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı
olamaz.
D.
Sendikal faaliyet
Madde 52 – (Mülga: 23/7/1995 -
4121/3 md.)
VI. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve
lokavt
A.
Toplu iş sözleşmesi hakkı
Madde 53 – İşçiler ve
işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma
şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu
iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.
(Ek: 23/7/1995-4121/4 md.) 128 inci
maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi
aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci
fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst
kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve İdareyle amaçları
doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya
varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat
metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar
Kurulunun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni
imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir
tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
Aynı
iş yerinde, aynı dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve
uygulanamaz.
B. Grev hakkı ve lokavt
Madde 54 – Toplu iş
sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev
hakkına sahiptirler. Bu hakkın
kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam
ve istisnaları kanunla düzenlenir.
Grev
hakkı ve lokavt iyiniyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve milli
serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.
Grev
esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu
hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan
sendika sorumludur.
Grev
ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla
düzenlenir.
Grev
ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin
sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında
taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem
Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek
hakem kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.
Siyasi
amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri
işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.
Greve
katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiç bir
şekilde engellenemez.
VII.
Ücrette adalet sağlanması
Madde 55 – Ücret emeğin
karşılığıdır.
Devlet,
çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer
sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
(Değişik:
3/10/2001-4709/21 md.) – Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim
şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur.
VIII.
Sağlık, çevre ve konut
A.
Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması
Madde 56 – Herkes, sağlıklı
ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi
geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve
vatandaşların ödevidir.
Devlet,
herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve
madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek
amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet,
bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından
yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık
hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık
sigortası kurulabilir.
B. Konut hakkı
Madde
57 – Devlet, şehirlerin özelliklerini ve
çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını
karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
IX.
Gençlik ve spor
A.
Gençliğin korunması
Madde
58 – Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği
gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç
edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet,
gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve
benzeri kötü alışkanlıklardan ve
cehaletten korumak için gerekli
tedbirleri alır.
B.
Sporun geliştirilmesi
Madde 59 – Devlet, her
yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri
alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet
başarılı sporcuyu korur.
X. Sosyal güvenlik hakları
A. Sosyal güvenlik hakkı
Madde 60 – Herkes, sosyal
güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet,
bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
B. Sosyal güvenlik bakımından özel olarak
korunması gerekenler:
Madde 61 – Devlet harp ve
vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malül ve gazileri korur ve toplumda
kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
Devlet,
sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri
alır.
Yaşlılar,
Devletçe korunur, Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve
kolaylıklar kanunla düzenlenir.
Devlet,
korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.
Bu
amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.
C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk
vatandaşları
Madde 62 – Devlet, yabancı
ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının
eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması,
anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için
gereken tedbirleri alır.
XI.
Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması
Madde 63 – Devlet, tarih,
kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu
varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar
ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler
kanunla düzenlenir.
XII.
Sanatın ve sanatçının korunması
Madde 64 – Devlet, sanat
faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması,
değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken
tedbirleri alır.
XIII.
Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları
Madde 65 – (Değişik:
3/10/2001-4709/22 md.)
Devlet, sosyal ve ekonomik
alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun
öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
SİYASİ HAKLAR
VE ÖDEVLER
I.
Türk vatandaşlığı
Madde 66 – Türk Devletine
vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın
çocuğu Türktür. (Mülga cümle:
3/10/2001-4709/19 md.)
Vatandaşlık,
kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde
kaybedilir.
Hiçbir
Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan
çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan
çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette
bulunma hakları
Madde 67 – Vatandaşlar,
kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya
bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma
hakkına sahiptir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/5 md.)
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık
sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır.
Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri
amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.
(Değişik: 23/7/1995-4121/5 md.) Onsekiz
yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına
sahiptir.
Bu
hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/5 md.) Silah
altında bulunan er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler, (Ek ibare: 3/10/2001-4709/24 md.) taksirli suçlardan hüküm giyenler
hariçceza infaz kurumlarında bulunan
hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutuk evlerinde (...) oy
kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması
gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli
hakimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.
(Ek:3/10/2001-4709/24
md.) Seçim kanunlarında yapılan
değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak
seçimlerde uygulanmaz.
III. Siyasi partilerle ilgili hükümler
A. Parti kurma, partilere girme ve
partilenden ayrılma
Madde 68 – (Değişik: 23/7/1995 -
4121/6 md.)
Vatandaşlar,
siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma
hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak
gerekir.
Siyasi
partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasi partiler önceden izin almadan
kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.
Siyasi partilerin tüzük ve programları ile
eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına,
eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet
ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür
diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik
edemez.
Hakimler
ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından
işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları
ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar.
Yüksek
öğretim elemanlarının siyasi partilere üye olmaları ancak kanunla
düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasi partilerin merkez organları
dışında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yüksek
öğretim elemanlarının yüksek öğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.
Yüksek
öğretim öğrencilerinin siyasi partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar
kanunla düzenlenir.
Siyasi
partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere
yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar
kanunla düzenlenir.
B. Siyasi partilerin uyacakları esaslar
Madde 69 – (Değişik: 23/7/1995 - 4121/7
md.)
Siyasi
partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi
ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasi
partiler, ticari faaliyetlere girişemezler.
Siyasi
partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın
uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasi partilerin mal
edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun
denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda
gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken
Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği
kararlar kesindir.
Siyasi
partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine
Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
Bir
siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası
hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.
Bir
siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin
işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi
halinde karar verilir.(Ek
cümle:3/10/2001-4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o
partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük
kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye
Büyük Millet Meclisindeki grup genel
kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu
fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği
takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.
(Ek:3/10/2001-4709/25
md.) Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine,
dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından
kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.
Temelli
kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.
Bir
siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan
kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin
kararının Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl
süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası
kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi
yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır.
(Değişik:3/10/2001-4709/25 md.) Siyasî partilerin kuruluş ve
çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya
tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim
harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.
IV. Kamu hizmetlerine girme hakkı
A. Hizmete girme
Madde 70 – Her Türk, kamu
hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete
alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım
gözetilemez.
B.
Mal bildirimi
Madde 71 – Kamu hizmetine
girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma
süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar,
bundan istisna edilemez.
V.
Vatan hizmeti
Madde 72 – Vatan hizmeti, her
Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde
ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.
VI.
Vergi ödevi
Madde 73 – Herkes, kamu
giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi
yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.
Vergi,
resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya
kaldırılır.
Vergi,
resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve
indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve
aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.
VII.
Dilekçe hakkı
Madde 74– Vatandaşlar (Ek ibare: 3/10/2001 - 4709/26 md.) ve
karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türikye de ikamet eden yabancılar
kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili
makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle
ilgili başvurmaların sonucu, (Ek
ibare:3/10/2001-4709/26 md.) gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı
olarak bildirilir.
Bu
hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN
TEMEL ORGANLARI
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
A. Kuruluşu:
Madde 75 – (Değişik:
23/7/1995-4121/8 md.)
Türkiye
Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen beşyüzelli milletvekilinden kurulur.
B. Miletvekili seçilme yeterliliği
Madde 76 – Otuz yaşını
dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
En
az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini
yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir
yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet,
ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,sahtecilik, inancı kötüye
kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi ihale ve
alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik veya
anarşik eylemlere katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından
biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili
seçilemezler.
Hakimler
ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki
öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının
memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden
çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.
C.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi
Madde 77 – Türkiye Büyük
Millet Meclisinin seçimleri beş yılda bir yapılır.
Meclis,
bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada
belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler
yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine
karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.
D. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin
geriye bırakılması ve ara seçimleri
Madde 78 – Savaş sebebiyle
yeni seçimlerin yapılmasına imkan görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi,
seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir.
Geri
bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem
tekrarlanabilir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir.
Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay
geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye
tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde
yapılmasına karar verilir.
Genel
seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.
E.
Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
Madde 79 – Seçimler, yargı
organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.
Seçimlerin
başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile
ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim
konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin
karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını
kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları
aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.
Yüksek
Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir.
Yüksek
Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay,
beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının
salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla
aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.
Yüksek
Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile
ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad
çekmeye girmezler.
Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması işlemlerinin genel
yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.
F. Üyelikle ilgili hükümler
1.
Milletin temsili
Madde 80 – Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil,
bütün Milleti temsil ederler.
2. Andiçme
Madde 81 – Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler:
"Devletin
varlığı ve bağımsızlığını vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin
kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik
ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun
huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan
haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya
sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim
üzerine andiçerim".
3. Üyelikle bağdaşmayan işler
Madde 82 – Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve bunlara bağlı
kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da
dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve
özel imkanları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten
yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve
katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev
alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı
olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya
onamasına bağlı resmi veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir
üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek
geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin kararına bağlıdır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla
düzenlenir.
4. Yasama dokunulmazlığı
Madde 83 – Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste
ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi
üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak
ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden
önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin
kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.
Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış
olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır.
Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük
Millet Meclisine bildirmek zorundadır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir
ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır;
üyelik süresince zamanaşımı işlemez.
Tekrar
seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden
dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük
Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili
görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
5. Milletvekilliğinin düşmesi
Madde 84 – (Değişik: 23/7/1995 -
4121/9 md.)
İstifa
eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin
kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme
kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
82
nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti
sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili
komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.
Meclis
çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim
günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis
Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının
salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.
Partisinin
temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin
temelli kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin
milletvekilliği, bu kararın Resmi Gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı
tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini
derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.
6. İptal istemi
Madde 85 – (Değişik:23/7/1995 -
4121/10 md.)
Yasama
dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü
maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş olması
hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün
içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya,
kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine
başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin
karara bağlar.
7. Ödenek ve yolluklar
Madde 86 – Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir. Ödeneğin
aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da
ödenek miktarının yarısını aşamaz.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine sosyal
güvenlik kuruluşları tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin
kesilmesini gerektirmez.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı
önceden ödenebilir.
II.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
A. Genel olarak
Madde 87 – Türkiye Büyük
Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak;
Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi
vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek;
para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların
onaylanmasını uygun bulmak, (...) (Ek ibare:
3/10/2001-4709/28 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam
sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına,
mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar
vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde ön görülen yetkileri kullanmak ve
görevleri yerine getirmektir.
B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
Madde 88 – Kanun teklif
etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Kanun
tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve
esasları içtüzükle düzenlenir.
C. Kanunların Cumhurbaşkanınca Yayımlanması
Madde 89 – Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisince Kabul edilen kanunları onbeş gün içinde
yayımlar.
Yayımlanmasını (Ek
ibare: 3/10/2001-4709/29 md.) kısmen veya tamamen uygun bulmadığı
kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte
aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/29 md.) Cumhurbaşkanınca
kısmen uygun bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun
bulunmayan maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tabi değildir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun
Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir
değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri
gönderebilir.
Anayasa
değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.
D. Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma
Madde 90 – Türkiye
Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak
andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir
kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik,
ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan
andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine
ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla,
yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından
başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası
bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye
dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmaların Türkiye
Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya
göre yapılan ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren
andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk
kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci
fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş
Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık
iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
E. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi
verme
Madde 91 – Türkiye Büyük
Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi
verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere,
Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel
haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar
ve ödevler kanun hükmünde kararname-lerle düzenlenemez.
Yetki
kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını,
ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp
çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar
Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için
verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun
hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden
önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam
ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim
ve olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklıdır.
Kanun
hükmünde kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler.
Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de
gösterilebilir.
Kararnameler,
Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki
kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet
Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları
gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye
Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmi Gazetede
yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen
kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede
yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
F.
Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme
Madde 92 – Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde
savaş hali ilanına ve Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların
veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı
kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı
saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar
verilmesinin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir.
III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin
faaliyetleri ile ilgili hükümler
A. Toplanma ve tatil
Madde 93 – (Değişik birinci fıkra:
23/7/1995 - 4121/11 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının
ilk günü kendiliğinden toplanır.
Meclis,
bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil
sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine,
Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır.
Meclis
Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine,
Meclisi toplantıya çağırır.
Ara
verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle
bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam
edilemez.
B.
Başkanlık Divanı
Madde 94 – Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı,
Meclis üyeleri arasından seçilen Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Katip üyeler
ve İdare Amirlerinden oluşur.
Başkanlık
Divanı, Meclisteki siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında Divana
katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur. Siyasi parti grupları Başkanlık için
aday gösteremezler.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim
yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin
görev süresi üç yıldır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin
toplandığı günden itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir,
Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve
üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt
çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama
yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan
seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün içinde tamamlanır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanvekillerinin Katip Üyelerinin ve İdare Amirlerinin
adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde belirlenir.
. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti
grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan
haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamalar; Başkan ve oturumu yöneten
Başkanvekili oy kullanamazlar.
C.
İçtüzük siyasi parti grupları ve kolluk işleri
vc Madde 95 – Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarını,
kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre yürütür.
İçtüzük
hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı
oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasi parti grupları, en
az yirmi üyeden meydana gelir.
Türkiye
Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve
yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve
diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis
Başkanlığına tahsis edilir.
D.
Toplantı ve karar yeter sayısı
Madde 96 – Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya
katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir
şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.
Bakanlar
Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında,
kendileri yerine oy kullanmak üzere bir
bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy
kullanabilir.
E. Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması:
Madde 97 – Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki
görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar yapabilir, bu
oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararına
bağlıdır.
Meclisteki
açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce
başkaca bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı serbesttir.
IV.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları
A. Genel olarak
Madde 98 – Türkiye Büyük
Millet Meclisi soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis
soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.
Soru,
Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan
veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir.
Meclis
araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden
ibarettir.
Genel görüşme, toplumu ve
Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.
Soru
Meclis araştırması ve genel görüşme ile ilgili önergelerin verilme şekli,
içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri Meclis
İçtüzüğü ile düzenlenir.
B.
Gensoru
Madde 99 – Gensoru önergesi,
bir siyasi parti grubu adına veya enaz yirmi milletveki-linin imzasıyla
verilir.
Gensoru
önergesi, verilişinden sonraki üç gün içinde bastırılarak üyelere dağıtılır;
dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp alınmayacağı görüşülür.
Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasi parti grupları adına
birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir.
Gündeme
alma kararıyla birlikte, gensorunun görüşülme günü de belli edilir; ancak
gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten başlayarak
iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru
görüşmeleri sırasında üyelerin veya grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik
önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra
oylanır.
Bakanlar
Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla
olur; oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır.
Meclis
çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına ve yukardaki ilkelere uygun
olmak kaydıyla gensoru ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle belirlenir.
C. Meclis soruşturması
Madde 100 – Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile,
soruşturma açılması istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür
ve (Ek ibare: 3/10/2001-4709/31 md.) gizli
oyla karara bağlar.
Soruşturma
açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri
oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri
adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş
kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma
sonucunu belirtilen raporunu iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu
sürede bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre
verilir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/31
md.) Bu süre içinde raporun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
teslimi zorunludur.
(Değişik: 3/10/2001-4709/31 md.) Rapor Başkanlığa verildiği
tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde
görüşülür ve gerek görüldüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine karar
verilir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tamsayısının salt çoğunluğunun gizli
oyuyla alınır.
Meclisteki siyasi parti gruplarında, Meclis
soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
YÜRÜTME
1.
Cumhurbaşkanı
A.
Nitelikleri ve tarafsızlığı
Madde 101 – Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış
kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip
Türk vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için seçilir.
Cumhurbaşkanlığına
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye
tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür.
Bir
kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.
Cumhurbaşkanı
seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
Üyeliği sona erer.
B. Seçimi
Madde 102 – Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli
oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen
toplantıya çağrılır.
Cumhurbaşkanının
görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının
boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama
tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü
içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün
içinde de seçimin tamamlanması gerekir.
En
az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte
iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu
oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada
en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada
da üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde
derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir
Seçilen
yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan
Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
C.
Andiçmesi
Madde 103 – Cumhurbaşkanı,
görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde
andiçer:
"Cumhurbaşkanı
sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez
bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya,
hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik
Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma
ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden
yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini
korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için
bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve
şerefim üzerine andiçerim."
D. Görev ve yetkileri
Madde 104 – Cumhurbaşkanı
Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini
temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu
çalışmasını gözetir.
Bu
amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı
görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:
a) Yasama ile ilgili olanlar:
Gerekli
gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde
açılış konuşmasını yapmak,
Türkiye
Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları
yayımlamak,
Kanunları
tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,
Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halk oyuna sunmak,
Kanunların,
kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün,
tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı
oldukları gerekçesi ile Anayasa
Mahkemesinde iptal davası açmak,
Türkiye
Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b)
Yürütme alanına ilişkin olanlar:
Başbakanı
atamak ve istifasını kabul etmek,
Başbakanın
teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli
gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu
başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
Yabancı
devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine
gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası
andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
Türkiye
Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil
etmek,
Türk
Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay
Başkanını atamak,
Milli
Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
Milli
Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
Başkanlığında
toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan etmek
ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri
imzalamak,
Sürekli
hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını
hafifletmek veya kaldırmak,
Devlet
Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
Devlet
Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim
Kurulu üyelerini seçmek,
Üniversite
rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar:
Anayasa
Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askeri Yargıtay üyelerini,
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı,
ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer
görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
E.
Sorumluluk ve sorumsuzluk hali
Madde 105 – Cumhurbaşkanının, Anayasa
ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek
başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve
ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan
sorumludur.
Cumhurbaşkanının
resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı
mercilerine başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı,
vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği
kararla suçlandırılır.
F. Cumhurbaşkanına vekillik etme
Madde 106 – Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma
gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine
dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı
makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait
yetkileri kullanır.
G. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği
Madde 107 – Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kuruluşu,
teşkilat ve çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ile düzenlenir.
H.
Devlet Denetleme Kurulu
Madde 108 – İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli
şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla,
Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu,
Cumhurbaşkanının isteği üzerine tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve
sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü
kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki
işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her
türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.
Silahlı
Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı
dışındadır.
Devlet
Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda belirlenen
nitelikteki kişiler arasından, Cumhurbaşkanınca atanır.
Devlet
Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri,
kanunla düzenlenir.
II.
Bakanlar Kurulu
A. Kuruluş
Madde 109 – Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur.
Başbakan,
Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır.
Bakanlar,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine
sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır;
gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son
verilir.
B. Göreve başlama ve güvenoyu
Madde 110 – Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise
toplantıya çağrılır.
Bakanlar
Kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başbakan veya bir
bakan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur ve güvenoyuna
başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün
geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra
oylama yapılır.
C.
Görev sırasında güvenoyu
Madde 111 – Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda
görüştükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven isteyebilir.
Güven
istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe
görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.
Güven
istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir.
D. Görev ve siyasi sorumluluk
Madde 112 – Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak,
Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin
yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte
sorumludur.
Her
bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi içindeki işlerden ve
emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden de sorumludur.
Başbakan,
bakanların görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini
gözetmek ve düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür.
Bakanlar
Kurulu üyelerinden milletvekili olmayanlar; 81 inci maddede yazılı şekilde
Millet Meclisi önünde andiçerler ve bakan
sıfatını taşıdıkları sürece milletvekillerinin tabi oldukları kayıt ve
şartlara uyarlar ve yasama dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve yolluk alırlar.
E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar
Madde 113 – Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri,
yetkileri ve teşkilatı kanunla düzenlenir.
Açık
olan bakanlıklarla izinli veya özürlü olan bir bakana, diğer bir bakan geçici
olarak vekillik eder. Ancak, bir bakan birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce Divana verilen bir bakan bakanlıktan
düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki halinde hükümet istifa etmiş sayılır.
Herhangi
bir sebeple boşalan bakanlığa en geç onbeş gün içinde atama yapılır.
F. Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu
Madde 114 – Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden
önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin başlangıç
tarihinden üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar
verilmesi halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara
Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca
atanır.
116
ncı madde gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu
çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan
atar.
Geçici
Bakanlar Kuruluna, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet
Meclisindeki veya Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere siyasi parti
gruplarından, oranlarına göre üye alınır.
Siyasi parti gruplarından alınacak üye
sayısını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir.
Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine,
Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır.
Geçici
Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmi Gazete'de ilanından itibaren beş gün
içinde kurulur.
Geçici
Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz.
Geçici
Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür.
G. Tüzükler
Madde 115 – Bakanlar Kurulu,
kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere,
kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın incelenmesinden geçirilmek şartıyla
tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler,
Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi yayımlanır.
H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin
Cumhurbaşkanınca yenilenmesi
Madde 116 – Bakanlar Kurulunun, 110 uncu maddede belirtilen
güvenoyunu alamaması ve 99 uncu veya 111 inci maddeler uyarınca güvensizlik
oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu
kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin yenilenmesine
karar verebilir.
Başbakanın
güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi üzerine kırkbeş gün içinde veya
yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden sonra
yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması hallerinde de
Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak seçimlerin
yenilenmesine karar verebilir.
Yenilenme kararı Resmi Gazetede yayımlanır ve seçime
gidilir.
İ. Milli Savunma
1. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı
Madde 117 – Başkomutanlık,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı
tarafından temsil olunur.
Milli
güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına
hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu
sorumludur.
Genelkurmay
Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı
olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.
Genelkurmay
Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve
yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden
dolayı Başbakana karşı sorumludur.
Milli
Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları ile görev
ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.
2. Milli Güvenlik Kurulu
Madde 118 – (Değişik birinci fıkra: 3/10/2001-4709/32
md.) Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan,
Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri,
Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma
Genel Komutanından kurulur.
Gündemin
özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağırılıp
görüşleri alınabilir.
(Değişik birinci cümle: 3/10/2001-4709/32
md.Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini,
tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli
koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir.
Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği,
toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü
tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca değerlendirilir.
Milli
Güvenlik Kurulunun gündemi; Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri
dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir.
Cumhurbaşkanı
katılamadığı zamanlar Milli Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında toplanır.
Milli
Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin
teşkilatı ve görevleri kanunla düzenlenir.
III.
Olağanüstü yönetim usulleri
A. Olağanüstü haller
1. Tabii afet ve ağır ekonomik bunalım
sebebiyle olağanüstü hal ilanı
Madde 119 – Tabii afet,
tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında
toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya
bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.
2. Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilanı
Madde 120 – Anayasa ile
kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan
kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması
veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması
hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli
Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla
bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan
edebilir.
3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme
Madde 121 – Anayasanın 119 ve
120 nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilanına karar verilmesi durumunda, bu
karar Resmi Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin
onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya
çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun
istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya
olağanüstü hali kaldırabilir.
119
uncu madde uyarınca ilan edilen
olağanüstü hallerde vatandaşlar için
getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her
türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 15 inci maddesindeki
ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl
durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı,
kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin
durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri,
Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir.
Olağanüstü
hal süresince, Cumnhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu,
olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler
çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce onaylanmasına
ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.
B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali
Madde 122 – Anayasanın
tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan
kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilanını gerektiren hallerden daha vahim
şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, savaşı gerektirecek bir
durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı
kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini
içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması
sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli
Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi altı ayı aşmamak üzere
yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilan
edebilir. Bu karar, derhal Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük
Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı
halinde değilse hemen toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi
gerekli gördüğü takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir, uzatabilir veya
sıkıyönetimi kaldırabilir.
Sıkıyönetim
süresinde, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sıkıyönetim
halinin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarabilir.
Bu
kararnamameler Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onayına sunulur. Bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve
usul İçtüzükte belirlenir.
Sıkıyönetimin
her defasında dört ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin kararına bağlıdır. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.
Sıkıyönetim,
seferberlik ve savaş hallerinde hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin
nasıl yürütüleceği, idare ile olan ilişkileri, hürriyetlerin nasıl
kısıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun
başgöstermesi halinde vatandaşlar için getirilecek yükümlülükler kanunla
düzenlenir.
Sıkıyönetim
komutanları Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görev yaparlar.
IV. İdare
A. İdarenin esasları
1. İdarenin bütünlüğü ve kamu
tüzelkişiliği
Madde 123 – İdare, kuruluş ve
görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin
kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu
tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak
kurulur.
2. Yönetmelikler
Madde 124 – Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri,
kendi görev alanlarını ilgilendiren
kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı
olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
Hangi
yönetmeliklerin Resmi Gezetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.
B.
Yargı yolu
Madde 125 – İdarenin her türlü eylem ve
işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
(Ek hüküm:13/8/1999-4446/2 md.) Kamu
hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan
uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi
öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan
uyuşmazlıklar için gidilebilir.
Cumhurbaşkanının
tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimi
dışındadır.
İdari
işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.
Yargı
yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.
Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine
getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir
yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
İdari
işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve
idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi
durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun,
olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli
güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması
kararı verilmesini sınırlayabilir.
İdare,
kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
C. İdarenin kuruluşu
1. Merkezi idare
Madde 126 – Türkiye, merkezi
idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere;
iller de diğer kademeli bölümlere ayırılır.
İllerin
idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Kamu
hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili
içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve
yetkileri kanunla düzenlenir.
2. Mahalli idareler
Madde 127 – Mahalli idareler;
il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere
kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda
gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.
Mahalli
idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun
olarak kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/12 md.)
Mahalli idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir
yapılır. Ancak, milletvekili genel veya ara seçiminden önceki veya sonraki bir
yıl içinde yapılması gereken mahalli idareler organlarına veya bu organların
üyelerine ilişkin genel veya ara seçimler milletvekili genel veya ara
seçimleriyle birlikte yapılır. Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel
yönetim biçimleri getirebilir.
Mahalli
idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin
itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur.
Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya
kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini,
İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.
Merkezi
idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü
ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması,
toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması
amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine
sahiptir.
Mahalli
idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında
Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve
kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla
düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.
D.
Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler
1.
Genel ilkeler
Madde 128 – Devletin, kamu
iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına
göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve
sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu
görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.
Üst
kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak
düzenlenir.
2. Görev ve sorumlulukları, disiplin
kovuşturulmasında güvence
Madde 129 – Memurlar ve diğer
kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla
yükümlüdürler.
Memurlar
ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve
bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin
cezası verilemez.
Uyarma
ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi
dışında bırakılamaz.
Silahlı
Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.
Memurlar
ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan
doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun
gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.
Memurlar
ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü
ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun
gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır.
E. Yükseköğretim kurumları ve üst
kuruluşları
1. Yükseköğretim kurumları
Madde 130 – Çağdaş
eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin
ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı
çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık
yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu
tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından
kanunla kurulur.
Kanunda
gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile
vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim
kurumları kurulabilir.
Kanun,
üniversitelerin ülke sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.
Üniversiteler
ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve
yayında bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve
milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma
serbestliği vermez.
Üniversiteler
ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik
hizmetleri Devletçe sağlanır.
Kanunun
belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise
Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır.
Üniversite
yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun
veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne
suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversitelerin
hazırladığı bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra
Milli Eğitim Bakanlığına sunulur ve genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu
esaslara uygun olarak işleme tabi tutularak yürürlüğe konulur ve denetlenir.
Yükseköğretim
kurumlarının kuruluş ve
organları ile işleyişleri ve
bunların seçimleri, görev, yetki
ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin
gözetim ve denetim hakkını
kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme
ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile
ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve
alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve
ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası
ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve
öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine
göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı
mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Vakıflar
tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki
akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden,
Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen
hükümlere tabidir.
2. Yükseköğretim üst kuruluşları
Madde 131 – Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak,
düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim - öğretim
ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda
belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirmesini ve
üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını
sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı
ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.
Yükseköğretim
Kurulu, üniversiteler, Bakanlar Kurulu ve Genelkurmay Başkanlığınca seçilen ve
sayıları, nitelikleri ve seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından
rektörlük ve öğretim üyeliğinde
başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca
atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur.
Kurulun
teşkilatı, görev, yetki, sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.
3. Yükseköğretim kurumlarından özel
hükümlere tabi olanlar
Madde 132 - Türk
Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları özel
kanunlarının hükümlerine tabidir.
F. Radyo ve televizyon kuruluşları ve
kamuyla ilişkili haber ajansları
Madde 133 - (Değişik: 8/7/1993 - 3913/1 md.)
Radyo
ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek
kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbesttir.
Devletçe
kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu
tüzelkişilerden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının
tarafsızlığı esastır.
G.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
Madde 134 – Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve
inkılaplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan
araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk'ün manevi
himayelerinde, Cumnurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı;
Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür
Merkezinden oluşan, kamu tüzel kişiliğine sahip "Atatürk Kültür, Dil ve
Tarih Yüksek Kurumu" kurulur.
Türk
Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen
mali menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.
Atatürk
Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve
özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla
düzenlenir.
H.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
Madde 135 – Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve
üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere
uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk
ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini
ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri
tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla
seçilen kamu tüzelkişilikleridir.
Kamu
kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli
görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Bu
meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Bu
meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasi partiler
aday gösteremezler.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Bu
meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar
kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.)
Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının
görevine, kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine
mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.)
Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını
önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa,
kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men
ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde görevli
hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi
halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
İ. Diyanet İşleri Başkanlığı
Madde 136 – Genel idare
içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün
siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve
bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.
J.
Kanunsuz emir
Madde 137 – Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle
çalışmakta olan kimse, üstünden
aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya
Anayasa hükümlerine
aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak,
üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir;
bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil
eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan
kurtulamaz.
Askeri
hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin
korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yargı
I. Genel hükümler
A.
Mahkemelerin bağımsızlığı
Madde 138 – Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya,
kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir
organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve
hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde
bulunamaz.
Görülmekte
olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile
ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama
ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu
organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların
yerine getirilmesini geciktiremez.
B.
Hakimlik ve savcılık teminatı
Madde 139 – Hakimler ve
savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce
emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de
olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten
çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık
bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte
kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar
saklıdır.
C.
Hakimlik ve savcılık mesleği
Madde 140 – Hakimler ve savcılar adli ve idari yargı hakim ve
savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hakim ve savcılar eliyle
yürütülür.
Hakimler,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev ifa
ederler.
Hakim
ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve
ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya
sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve
disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında
işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar
verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve
meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve
hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
Hakimler
ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; askeri
hakimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.
Hakimler
ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev
alamazlar.
Hakimler
ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.
Hakim
ve savcı olup da adalet hizmetindeki idari görevlerde çalışanlar, hakimler ve
savcılar hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar, hakimler ve savcılara ait
esaslar dairesinde sınıflandırılır ve derecelendirilirler, hakimlere ve
savcılara tanınan her türlü haklardan yararlanırlar.
D.
Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması
Madde 141 – Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır.
Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın
veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin
yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün
mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların
en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.
E. Mahkemelerin kuruluşu
Madde 142 – Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri,
işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.
F.
Devlet Güvenlik Mahkemeleri
Madde 143 – Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü,
hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada
belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç
ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri
kurulur. (Ek cümle: 18/6/1999-4388/1
md.) Ancak, sıkıyönetim ve savaş haline ilişkin hükümler saklıdır.
(Değişik: 18/6/1999-4388/1 md.) Devlet
Güvenlik Mahkemesinde bir Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet
başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı bulunur.
(Değişik: 18/6/1999-4388/1 md.) Başkan,
iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı, birinci sınıfa ayrılmış
hakim ve Cumhuriyet savcıları arasından; Cumhuriyet savcıları ise, diğer
Cumhuriyet savcıları arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca özel
kanununda gösterilen usule göre dört yıl için atanırlar; süresi bitenler
yeniden atanabilirler.
Devlet
Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz mercii Yargıtaydır.
Devlet
Güvenlik Mahkemelerinin işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılama usulleri ile
ilgili diğer hükümler, kanunda gösterilir.
(Son fıkra Mülga: 18/6/1999 - 4388/1 md.)
G.
Hakim ve savcıların denetimi
Madde 144 – Hakim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük,
yönetmeliklere ve genelgelere (Hakimler için idari nitelikteki genelgelere)
uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya
görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve
görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında
inceleme ve soruşturma, Adalet Bakanlığının izni ile adalet müfettişleri
tarafından yapılır. Adalet Bakanı soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında
soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hakim veya savcı eliyle
de yaptırabilir.
H. Askeri yargı
Madde 145 – Askeri yargı,
askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler,
asker kişilerin; askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya
askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak
işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.
Askeri
mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askeri suçları ile
kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen
askeri mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla
görevlidirler.
Askeri
mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler
bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adli
yargı hakim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.
Askeri
yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askeri hakimlerin özlük işleri askeri
savcılık görevlerini yapan askeri hakimlerin mahkemesinde görevli bulundukları
komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı,
askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askeri
hakimlerin yargı hizmeti dışındaki askeri hizmetler yönünden askeri hizmetlerin
gereklerine göre teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan
ilişkilerini de gösterir.
II.
Yüksek mahkemeler
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kuruluşu
Madde 146 – Anayasa
Mahkemesi onbir asıl ve dört yedek üyeden kurulur.
Cumhurbaşkanı,
iki asıl ve iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay,
birer asıl üyeyi Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay
genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt
çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi
ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan Yükseköğretim kurumları öğretim
üyeleri içinde göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst
kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçer.
Yükseköğretim
kurumları öğretim üyeleri ile üst kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa
Mahkemesine asıl ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş,
yükseköğrenim görmüş veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl öğretim üyeliği
veya kamu hizmetinde en az onbeş yıl fiilen çalışmış veya en az onbeş yıl
avukatlık yapmış olmak şarttır.
Anayasa
Mahkemesi, asıl üyeleri arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu
ile dört yıl için bir Başkan ve bir Başkan vekili seçer. Süresi bitenler
yeniden seçilebilirler.
Anayasa
Mahkemesi üyeleri, asli görevleri dışında resmi veya özel hiçbir görev
alamazlar.
2. Üyeliğin sona ermesi
Madde 147 – Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşını
doldurunca emekliye ayrılırlar.
Anayasa
Mahkemesi üyeliği, bir üyenin hakimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir
suçtan dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından
yerine getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi
üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona erer.
3. Görev ve yetkileri
Madde 148 – Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin
ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas
bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil
bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve
savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas
bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.
Kanunların
şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp
yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve
ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır.
Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten
itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası
açılamaz; def'i yoluyla da ileri sürülemez.
Anayasa
Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi,
Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve
üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan
dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
Yüce
Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcı
vekili yapar.
Yüce
Divan kararları kesindir.
Anayasa
Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.
4. Çalışma ve yargılama usulü
Madde 149 – Anayasa Mahkemesi, Başkan
ve on üye ile toplanır, salt çoğunluk ile karar verir. Anayasa
değişikliklerinde iptale (Ek ibare:
3/10/2001-4709/33 md.) ve siyasi parti davalarında kapatılmaya karar
verebilmesi için beşte üç oy çokluğu şarttır.
Şekil
bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip
karara bağlanır.
Anayasa
Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; mahkemenin çalışma
esasları ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı içtüzükle düzenlenir.
Anayasa
Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya
üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek
üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir. (Ek cümle: 23/7/1995 - 4121/14 md.) ve
siyasi partilerin temelli kapatılması veya kapatılmasına ilişkin davalarda,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasi partinin
genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler.
5.
İptal davası
Madde 150 – Kanunların, kanun
hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya
bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası
açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis
grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri
tutarındaki üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasi partinin bulunması
halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti
kullanır.
6.
Dava açma süresi
Madde 151 – Anayasa Mahkemesinde
doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde
kararname veya içtüzüğün Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün
sonra düşer.
7.
Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi
Madde 152 – Bir davaya
bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin
hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu
konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme,
Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia temyiz merciince esas
hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa
Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını
verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki
kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas
hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.
Anayasa
Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmi Gazetede
yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya
aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.
8.
Anayasa Mahkemesinin kararları
Madde 153 – Anayasa
Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan
açıklanamaz.
Anayasa
Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü
iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak
biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun,
kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da
bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte
yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe
gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede
yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal
kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet
Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun
tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal
kararları geriye yürümez.
Anayasa
Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.
B.
Yargıtay
Madde 154– Yargıtay, adliye
mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı
karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara
da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay
üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları ile
bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay
Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri
arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli
oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun
kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından
Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Yargıtayın
kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile
Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim
usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre
kanunla düzenlenir.
C.
Danıştay
Madde 155 – Danıştay, idari
mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı
karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara
da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
(Değişik ikinci fıkra: 13/8/1999 - 4446/3
md.) Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen
kanun tasarıları, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri
hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek,
idari uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla
görevlidir.
Danıştay
üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf idari yargı hakim ve savcıları ile bu
meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri,
nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından
seçilir.
Danıştay
Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından
Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl
için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Danıştayın,
kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile
üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idari yargının özelliği, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.
D.
Askeri Yargıtay
Madde 156 – Askeri Yargıtay,
askeri mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.
Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece
mahkemesi olarak bakar.
Askeri
Yargıtay üyeleri birinci sınıf askeri hakimler arasından Askeri Yargıtay Genel
Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için
göstereceği üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askeri
Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları Askeri
Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
Askeri
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işleri,
mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin
gereklerine göre kanunla düzenlenir.
E.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi
Madde 157 – Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri
ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan
uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak,
askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması
şartı aranmaz.
Askeri
Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu
sınıftan olan başkan ve üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile
birinci sınıf askeri hakimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday
içinden; hakim sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda
gösterilen subaylar arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için
gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askeri
hakim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.
Mahkemenin
Başkanı, Başsavcı ve daire başkanları hakim sınıfından olanlar arasından rütbe
ve kıdem sırasına göre atanırlar.
Askeri
Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının
disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı ve
askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
F. Uyuşmazlık Mahkemesi
Madde 158 – Uyuşmazlık
Mahkemesi adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm
uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık
Mahkemesinin kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve seçimleri ile işleyişi kanunla
düzenlenir. Bu mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri
arasından görevlendirilen üye yapar.
Diğer
mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa
Mahkemesinin kararı esas alınır.
III.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
Madde 159 – Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı
esaslarına göre kurulur ve görev yapar.
Kurulun
Başkanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabii üyesidir.
Kurulun üç asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki
yedek üyesi Danıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için
gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir.
Süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri
arasından bir başkanvekili seçer.
Hakimler
ve Savcılar Yüksek Kurulu; adli ve idari yargı hakim ve savcılarını mesleğe
kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa
ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar
verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar. Adalet
Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir hakimin veya savcının kadrosunun
kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki
tekliflerini karara bağlar. Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen diğer
görevleri yerine getirir.
Kurul
kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.
Kurulun
görevlerini yerine getirmesi, seçim ve çalışma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde
incelenmesi esasları kanunla düzenlenir.
Adalet
Bakanlığının merkez kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hakim
ve savcıların muvafakatlarını alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.
Adalet
Bakanı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilk toplantısında onaya sunulmak
üzere gecikmesinde sakınca bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hakim ve
savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir.
IV.
Sayıştay
Madde 160 – Sayıştay, genel
ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye
Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini
kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama
işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer
yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak
üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla
idari yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi,
benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları
arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.
Sayıştayın
kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları,
ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve
üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
Silahlı
Kuvvetler elinde bulunan Devlet mallarının Türkiye Büyük Millet Meclisi adına
denetlenmesi usulleri, Milli Savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik
esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ
KISIM
Mali ve
Ekonomik Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Mali Hükümler
I. Bütçe
A.
Bütçenin hazırlanması ve uygulanması
Madde 161 – Devletin ve kamu
iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları, yıllık
bütçelerle yapılır.
Mali
yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve
uygulanacağı kanunla belirlenir.
Kanun,
kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve
hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir.
Bütçe
kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.
B. Bütçenin görüşülmesi
Madde 162 – Bakanlar Kurulu, genel ve katma bütçe tasarıları
ile milli bütçe tahminlerini gösteren raporu, mali yıl başından en az yetmişbeş
gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Bütçe
tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu
komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmibeş üye
verilmek şartı ile, siyasi parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre
temsili gözönünde tutulur.
Bütçe
Komisyonunun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet
Meclisinde görüşülür ve mali yıl başına kadar karara bağlanır.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, bakanlık ve daire bütçeleriyle
katma bütçeler hakkında düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler
sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca
görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur.
Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda
görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde
bulunamazlar.
C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları